YEREL YÖNETİMLER KENTLEŞME SÜRECİNİN NERESİNDE?

YEREL YÖNETİMLER KENTLEŞME SÜRECİNİN NERESİNDE?

Kentleşme süreci tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yerel yönetimlerin yetki ve görev alanları içerisinde yer alıyor. Dahası bu sürecin ve süreç yönetiminin, yerel yönetimler için bir sosyal sorumluluğu ve yönetim felsefelerinin bir parçası olması gerekiyor.

Bilindiği üzere yerel yönetimler eğitim, sağlık, konut gibi temel sosyal politikaların yerel düzeyde sağlanmasında ve vatandaşlarının refahının kendi faaliyetleri ile arttırılmasında etkin kurumlar olarak görevlerini devam ettirmektedirler. Dünyanın geleceğinin kentlerde yattığı gerçeğini hepimiz kabul etmeliyiz. Bu ister gelişmiş isterse gelişmekte olan ülkeler olsun, fark etmiyor. Çünkü kentsel sistemlerin küresel ısınma, karbon ayak izi, ozon tabakası incelmesi, ekolojik çeşitlilikte azalma gibi göstergelerle doğrudan ilişkisi var. Bugün artık kentler, evrensel anlamda gerekli çabaların yoğunlaştığı temel merkezlerdir.

Yaşadığımız hızlı kentleşme kentlerde ulaşım, hava kirliliği, gecekondulaşma, tarihi eserlerin yıpranması, kent kimliğinin kaybolması, yeşil alanların tahribatı gibi kent suçlarının giderek artmasına neden oluyor. Bugünün yerel yöneticilerinin kentleşmeye yön vermek, olası ve mevcut olumsuz etkileri ortadan kaldırmak ya da gidermek, vatandaşların rahat ve huzur içerisinde tüm kent haklarıyla birlikte yaşamalarını sağlayacak hizmetleri geliştirmeleri asli görev ve sorumlulukları arasındadır.

Hızlı kentleşme sürecinin getirdiği sorunların diğer taraftan yerel yönetimlerden olan beklentileri arttırdığı, sorumluluklarında benzer yönde bir artışı kaçınılmaz kılıyor. Kente dair her gelişme, yerel yönetimlerin sosyal sorumluluk alanlarını genişleten ve çözümü giderek zorlaşan sorunlarla daha kararlı mücadele gerektiriyor.

Kent arazilerinin kamu yararına kullanımları, sağlıklı bir kentin oluşturulması, herkes için tasarlanmış nitelikli mekanların kamunun kullanımına sunulması yerel yönetimlerin sorumluluk alanlarının temelini oluşturmalı.

Kent yönetiminin temel konusu, giderek artan nüfus ve sürekli büyüyen mekan ihtiyaçlarını karşılayabilmek, büyümeyi yönetmek, doğru yönlendirmek ve denetlemektir. İyi bir kent yönetimi bu hedefleri etkili ve verimli bir şekilde yerine getirebilen yönetimdir. yerel yönetimlerin bu bağlamdaki görevleri de sosyal sorumluluk şemsiyesi altında değerlendirilmelidir.

Türkiye’de kentsel nüfusun yaklaşık %85’inin belediye sınırları içerisinde yaşadığı düşünülürse yerel yönetimlerin sosyal sorumlulukla ne denli ilgili kurumlar oldukları ve kentleşme sürecinin ne denli önemli bir parçası olduğu daha iyi anlaşılacaktır.

Herkes için her alanda demokratik katılımı teşvik eden başarılı ,azimli ve çalışkan yerel yönetimlerin doğru planlamayla yönettiği kentlerin başarısız olması düşünülemez.

Sağlıklı kentlerde sağlıklı günler.

25 November, 2020 / Konya Mimod yazdı

YORUM YAZ