Dünya Engelliler Günü

Basın Bildirisi / Tarih: 03.12.2018

MİMARLAR ODASI KONYA ŞUBESİ DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ BASIN BİLDİRİSİ

1992 yılında 3 Aralık Günü Birleşmiş Milletler tarafından, engellilerin sorunlarına dikkat çekmek, anlayabilmek ve farkındalık oluşturabilmek adına Uluslararası Engelliler Günü olarak ilan edilmiştir.

Dünya nüfusunun yaklaşık %10’unun (200 milyonu çocuk olmak üzere toplam 650 milyon) engelli olduğu tahmin edilmektedir. Azımsanmayacak sayıda olan bu nüfusun sosyal, ekonomik ve kültürel alanlara tam olarak katılması ve fırsat eşitliğinden yararlanması gerekmektedir.

“Herkes için erişilebilir kent”, kentte yaşayan ve kente belirli sürelerde katılan herkese, erişilebilir, güvenli ve konforlu kullanıma sahip bir kenti ifade etmektedir. Bugün kentlerimizde erişilebilirliği kısıtlayan birçok etmen bulunmaktadır. Kentler ancak farklı fiziksel ve bilişsel yetilere sahip bireylere hizmet edebiliyorsa erişilebilir bir kenttir.

Kentsel mekanlar, herkes tarafından eşit olarak rahatlıkla kullanılabilmelidir. Kentsel alanlarda erişilebilirliğin sağlanması, bu tasarımların özüdür. Erişilebilir mekanlar, yaş, cinsiyet ve yeti farklılığı olmaksızın toplumdaki tüm bireylerin kentten eşit oranda yararlanabilmelerini ifade etmektedir. Bu mekanlarda tüm bireylere çalışma, dinlenme, rekreasyon gibi amaçlar için herhangi bir kısıtlama, sınırlandırma veya engel yaratmadan sunulmalıdır. Toplumda yaşayan herkes kentin tüm mekanlara erişme ve kullanmada eşit haklara sahiptir.

Mekan planlanmasında “insan” esas olarak alınmalıdır. Kentlerin taşıt ve buna bağlı olarak hız öncelikli, hızı destekleyici şekilde tasarlanması, kentlerin erişilebilir olmasının önündeki en büyük engeldir. Kentler “yaya” öncelikli planlanmalı ve tasarlanmalıdır. Bugün ne yazık ki kentlerimizde yapılan alt geçit ve üst geçitlerle motorlu taşıtlara ve hıza öncelik verildiği, yaya hareketlerinin kısıtlandığı görülmektedir. Kent planlamasında bireylerin kent içerisindeki hareket ve seyahat sürelerini temel alan ulaşım politikaları en başta belirlenmelidir.

Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ni imzalayan ve tarafı olan Türkiye de erişilebilir kentler tasarlama, kentleri erişilebilir yapma konusunda sorumluluk almıştır. Avrupa Birliği’nin “Erişilebilir Kentler” ödülü 2014 yılında Gothenburg’a, 2015 yılında da Boras’a verilmiştir. Bu kentlerin bu ödülleri almasında temel etken, kentteki yapıların ve mekanların tüm bireyler tarafından kullanılabilir olmasından kaynaklanmaktadır. Avrupa’da herkes için erişilebilir kent yaklaşımının temelinde “Evrensel Tasarım İlkeleri” nin uygulanması vardır. Türkiye’den de bu ödüle layık ideal ve erişilebilir kentlere sahip olmasını temenni ediyoruz.

Tüm kentlerimizin farklı yetilere sahip toplum bireyleri tarafından kullanıma uygun hale getirilmesinde yerel yönetimlere, idari kadrolara, karar vericilere önemli görevler düşmektedir. Bütüncül ve herkes için kent planlamalarının doğru ve uygun şekilde uygulamaya dönüşmesi gerekmektedir. Doğru verilerle hazırlanmış kentsel tasarım ve uygulama rehberlerine uygun uygulamaların yapıldığı yapılaşmış çevrelerde yaşamak her kentlinin hakkıdır. Fakat unutulmamalıdır ki; duyarlı bireylerle oluşturulan “toplum farkındalığı”, erişilebilir kentlerin oluşmasında temel gerekliliktir.

Evrensel tasarım ilkelerine uygun erişilebilir mekanların sadece tasarlanması yeterli değildir. Uygunluğun her aşamada izlenmesi ve böylelikle sürekliliğinin sağlanması gerekmektedir. Bu da ancak düzenli olarak yapılan denetlemelerle sağlanabilir. İmar planlarında aynı zamanda engelli bireyler için de uygun servislerin kurgulanması gerekmektedir. Yapılarda erişilebilirlik öncelikli olmalı ve uygulamalar düzenli olarak denetlenmelidir. Kamusal alanlarda da tüm bireylerin kullanımına uygun mekanlar tasarıma dahil edilmelidir.

Kentler için “Tasarım Rehberi” hazırlanmalı, rehberde belirlenen standartlar, tüm kentte aynı şekilde uygulanmalıdır. Kentin her bir bireyi kentin tüm noktalarına erişebilmelidir. “Engelli” ya da “Engelsiz” başlığıyla alanları nitelendirerek bireyleri sınıflandırmaktan kaçınılmalıdır. Bu tür uygulamalar yerine tüm bireylerin birlikte yararlanacağı ortak mekanlar tasarlanmalıdır. Kentlerimizde “Engelsiz Kent” olarak yürütülen çalışmalar sadece kentlerin belirli bölgelerinde sınırlı kalmamalı, kentin her yerine yayılmalıdır.

Herkes için erişilebilir kentler yaşamı daha anlamlı ve keyifli kılacaktır.

 

Mimarlar Odası Konya Şubesi Yönetim Kurulu Adına

Başkan

Armağan GÜLEÇ KORUMAZ


Diğerleri :